Paris'ten sevgilerle ve/veya "Yalancı Pehlivanlar" sorunsalı?!
Paris'ten sevgilerle ve/veya "Yalancı Pehlivanlar" sorunsalı?!"Eğer sıcağa dayanamayacaksanız, mutfaktan çıkarsınız!”Harry Truman, ABD’nin 33.Başkan’ı...DURUMDEDİ Kİ: Neden yazmıyorsun?DEDİM Kİ: Ego'ya dayalı bir mücadele değil bu! MİT'in usta kalemleri var, onlar yazsın, nasılsa sıra bize de gelir. Gelmez ise geçmişte yazdıklarımıza saysınlar. Uzun yol'dan geliyoruz, çok mavra, çok nasihat dinledik. "Enayi olmasaydı, bu hallere düşmeseydi" diyen mi ararsınız, "ilmi siyaset" kapsamında akıl nakşeden mi ararsınız, "Ultra Türkler nerede" diye soran gevşekler mi?!Neler duydu bu kulaklar, neler gördük yaşadık. Silivri kumpası kapsamında, üzülene, utanana rastladınız mı?! Düşenin dostu olmaz! İstihbarat'ın içinden kafasına sıkan çıktı mı, "Kendi ordumuza bu alçaklığı biz nasıl yaparız, nasıl göz yumarız" diyene rastladınız mı?!DEDİ Kİ: Yelkenleri açman lazım, fora!?DEDİM Kİ: Fatih Çekirge o yatı hangi para ile almış, kimin parası ile almış?! Yelken'i açmak ona yakışır. Uzan'ın parası ile almış ise Uzan'ı batıran'ı ödüllendirenler kimler?! HM'yi cezalandıranlar kimler?! Can Ataklı yazıyor yetmez mi? Fatih Çekirge de "analiz" yazmaya başlamış, kankası Fehmi Koru alıntılamış, kör göze parmak!? Emin Şirin de ekranlara çıkıp anlatabilir. Gökçek, Çiçek, Koru, Çekirge vb! Paris'ten (Sinan Genim) Hasan Cemal, Fatih Altaylı da yazıyor. O zaman soru şu:Yelkenler neden sönük, bir türlü rüzgar tutmuyor?! Oysaki ortalık rüzgar'dan geçilmiyor. En güçlü rüzgarlar esiyor ama aynı derenin suyundan içenlerin halleri ortada! Eksen kayarken üç maymun oynayan, küp'ünü dolduran kimler?! 2007 kumpas'ına davetiye çıkaranların 2018'deki serveti nedir, ülke kaybederken kim ne kazanmış?! Zapsu'yu sorgulayan çıktı mı?!DEDİ Kİ: O kadar çok şey var ki, yazmak için, neden ses çıkmıyor?DEDİM Kİ: 3 Y diye çok yazdık, artı büyük yalanlar! MİT, çökmekte olan binanın altına kafasını uzatacak "enayi" arıyor! Naçizane vatan'ı çok sevdik, emanet'e sahip çıktık, bu sebepten "enayi" dediler, ne var ki, istihbarat'ın enayi'si değiliz. Ülke yağmalanırken erkete'ye kim yattı ise kumpas'ta kimler erkete'de ise çökmekte olan bina'ya omuz atmak da onlara yakışır. Ne var ki, Akit'çi MİT'çi kafası kurnazlığa çalışıyor. Herkesi Emin Çölaşan, Tuncay Özkan ya da Fatih Çekirge zannediyor. Velev ki, Anadolu Federe İslam Cumhuriyeti kuruyorsunuz, konjonktür ortada, yaprak kımıldamaz! Devleti parçalıyorsunuz, ki bu senaryo da oynandı, enerji akışkanlığının güvenliği kalmayacağından oluşan bataklıkta kellesi ilk düşecek olanlar MİT'in frankofon abileri. Sonra takkeli kurnazlar! Bu züppelik nereden geliyor?! İngiliz Kraliçesi dahi final sahnesinde kaşesi yüksek telif üzerinden rol kesiyor ise so what?! Kaldı ki, pkk içindeki Apo / Barzan kapışmasında ya da ayrımında TSK'yı siyasal kürt kanadının bir tarafını tasfiye etme operasyonunda kullanmak ne kadar akılcı, neticede büyük barzan procesi de ortada!DEDİ Kİ: Kontrollü kaos süreci aşağıya inmeye başladı ama daha 40 küp devrilmedi sadece en alttakini çeker gibi yapıp çekmeme aşamasındasınız, bu yüzden Türk Milleti ezilmeye dağıtılmaya devam ediyor.DEDİM Kİ: En alttaki küp hangisi?! Erdoğan mı, Gül mü, Gülen mi, Gökçek mi?! 15 Temmuz'da Gülen'i oynattılar. Sonrası malum, MİT kahramanlık destanı yazdı, Ak Parti "gazi" oldu, eksen de Batı'dan Şark'a kaydı. Süreç'i doğru okumak elzem. Kim ne yapıyor ise kendine yapıyor! Eksen kayıyor ise kaymasına izin veren NATO linki, Fenerbahçeli müteahhitler nerede?! Abdullah Gül nerede?! Fehmi Koru, bir zamanlar Gülen ile Gül arasında "postacı" idi, şimdi Gökçek ile Gül arasında mekik dokuyor. Eksen kayarken, öküz'ün tren'e baktığı gibi bakanı yaşatırlar mı?! Borç onların borç'u olunca kontrollü kaos kavramını doğru okumak elzem. BOP'la ilgili! Final sahnesi bu, birkaç yıl da sürebilir, birkaç on yıl da! Ergenekon kumpası kaç yıl sürdü?! 2011'de Çetin Doğan, MİT'in ekranlarında dolaşıyordu, sonra onları da içeri aldılar, fatura, Fenerbahçe vb. 3 Kasım 2002 süreç'i içinde kimler yer aldı ise süreç onları elekten geçiriyor. Bahçeli, "Erdoğan'ın ipi bizim elimizde" diye tabanına poz atıyor ama İran'la savaş konusunda yek lafı yok! Ergenekon operasyonu BOP'un takoz'larını toplama operasyonu idi. "İran'la savaş" sözü verenlerin önünde şu an takoz var mı, devlet oldular. MİT emredecek, Türkiye ya da TSK, NATO'ya kafa atacak, İran'la savaşacak ya da İsrail'i harita'dan silecek. Hayat istihbari bir şaka ise final sahnesi ortada: Kim kimin zekası ile taşak geçiyor ise süreç'in derin'liği de onlara ayna tutuyor.DEDİ Kİ: Yazmak lazım.DEDİM Kİ: Yılmaz Özdil var, güzel yazıyor. İyi "umum muhalefet" yapar, işi bu! Gaz alır, gaz verir. Sözcü yazması için uygun ortamı yaratamıyor ise istifa etsin, açın bir blog, maaşını dışarıdan ödeyin, neticede profesyonel, parasını almadan yazmaz, oradan yazsın, dirensin, vatandaş'ı aydınlatsın, peşinden sürüsün! Açık İstihbarat var, sahte profiller üzerinden laf sokturmaya çalışmak yersiz çaba, enerjiyi doğru kullanmak elzem; Behiç Gürcihan'ı çıkartın öne süreç'e liderlik etsin! Birileri bir şey yapmak istiyor ise engel olan yok, söylemeye çalıştığım bu! Zamanında biz çok engelli koştuk, şimdi engel yok ama koşmaya niyeti olan da yok! HM ise konu şartlar ortada, tekrar etmek yersiz! HM işsiz ise işsiz, mağdur ise mağdur. Ne var ki, Soner Yalçın gibi hem direnip hem de kazanan, mağdur olmayan MİT'in uyanık kalemleri var, onlar yazsın, süreç şenlensin! Analiz'den millete gına geldi hacı abi. Yalancı pehlivan'lar sadece diğer taraf'ta yok, bu taraf da yalancı pehlivan'dan geçilmiyor.DEDİ Kİ: Evet ortam uygun ama yaprak kımıldamıyor!DEDİM Kİ: Görmeden inanmayanlar, Kasım'daki ABD ara seçim sonuçlarını bekliyor. Sonuç'a göre tavır alacaklar. Naçizane sonuç'u beklemeden çok önceden pozisyon alanlar var, onlar da bir kıyıda beklemede! Bu herkes'in çözebileceği bir sorun ise bunca laf yersiz. Paris'ten Demirören, Erdoğan'ı destekliyor ise Doğan, muhalefet ettiği için mi tasfiye oldu?! Doğan tasfiye oldu ise FETÖ kapsamında mal'a el koyan irade nerede?! Aydın Doğan, Londra'dan ev de alsa Alman'ın adamı, AB'nin Türkiye'deki medyası! Konjonktür?! AB süreç'i ayak'a kalkar ise Aydın Doğan medya'sını geri alır. Konjonktür 28 Şubat ise soru şu: Demirören medyası neden kulağının üzerine yatıyor, niye Kasım'ı bekliyor?! Kelebek eki işe yarasaydı, Aydın Doğan kenara çekilmezdi! Mehmet Soysal'ın cemaat'in ve istihbarat'ın elemanı olmak dışında nedir yeteneği?! Sorun HM'nin yazıp yazmaması değil, medya patronajında, sermaye'de! Paris'ten Dalan neden suskun, bana soracağınıza "Atatürk posteri yeter" diyen "tuzu kuru" Dalan'a sorun! Hürriyet ise Hürriyet, Sabah ise Sabah! Ne var ki, HM aynı anda her iki medya'da olunamayacağına göre Sabah ya da Hürriyet ayrımı, MİT istese de istemese de yaşanacak! 3 Kasım 2002 süreç'i tivitter atışmaları üzerinden örülmedi ise 1 Mart Tezkeresi sözü suya atılan imza değil ise 2018 Kasım sonbahar süreç'i ortada! 2019 Şita Kıyamet. Acem Harp ablukası! Naçizane hatırlatıyorum katkı isteyenlere, iş'i, maddi durum'u. Onlar da gavur'a sadaka verir, ekmek atar gibi cevap veriyorlar, uzun yol'dan geliyoruz, "ertesi gün" sınaması bitmez. Nice rüzgar gülü gördük, ilk frişka'da eğilip bükülen, dönen! Fatura'ya yeni kalem'ler ekleniyor. Teşbih'te hata olmaz: Çingene'yi istihbari darbe üzerinden kral yapmışlar, tutmuş Atatürk Türkiyes'ini ortadan kaldırmaya kalkmış, kimisi erketeye yatmış, vs vs vs.Yaşanması gereken bir süreç var ise yaşanır.Nokta....24 Ağustos 2018