Ne Führer "Reichstag" ve/veya 'İliştirilmiş Medya'nın "Kedi"cikleri?!
Ne Führer "Reichstag" ve/veya 'İliştirilmiş Medya'nın "Kedi"cikleri?!"Düşmanınızı şaşırtarak, terör, sabotaj ve suikast ile demoralize edin; geleceğin savaşı budur."Adolf Hitler...DURUM ANALİZHasan Cemal'in bugünkü yazısı ortada! Koru'nunki de! iki isim de farklı kulvarlarda yer alsalar da, usta gazeteciler.Soru şu:Erdoğan'ın ya da AKP'nin geliş süreç'inde aktif rol alan gazeteci Hasan Cemal'in "medyadaki çürüme"de hiç mi kabahati yok?!28 Şubat süreç'inde "Sıkıyorsa bu dediklerimi yazsana Emin Çölaşan, Uğur Dündar, Zafer Mutlu" diye bu vb isimlere laf sokan Fehmi Koru'nun geldiğimiz nokta'da hiç mi dahli yok?!Uğur Dündar "soruşturmacı gazeteci" idi şimdi köşe yazarı, aynı zamanda moderatör.Emin Çölaşan etkisini kaybedeli uzun zaman oldu.Tuncay Özkan siyaset girdi, CHP yönetim katında araziye uydu.Engin Ardıç yazıyor diye "basın'da sansür yok" diyebilir miyiz?!Hıncal Uluç için de aynı şey geçerli!Ertuğrul Özkök, Fatih Çekirge patron'ları kaybetse de onlar kaybetmeyen!Peki bu anlı şanlı isimler ne yazıyor?!Hıncal Uluç uzun zamandır hasta ve de yazılarını genelde ağabeyi Öcal Uluç yazıyor ya da sekreteri bazı izlenimlerini yazıya çeviriyor.Uğur Dündar'ın yazılarını ise emekli bir gazeteci daktilo ediyor.Ertuğrul Özkök magazin yazıyor ama ana gazetedeki yerini korumaya devam ediyor.Fehmi Koru, star'da yazarken, laf dinlemeyen yazarlar için "beğenmeyen blog açar orada istediği gibi yazar" diye ayar çekmişti, şimdi kendisi de blog yazarı.Hasan Cemal'e gelince; 3 Kasım seçimleri öncesinde AKP'nin ya da Erdoğan'ın "PR"ını yapmış biri isim, köşesinden ve de Milliyet'in manşet'inden.Şimdi aynı Hasan Cemal, ABD'de "merkez medya" üzerinden yerden yere vurulan Trump bağlamındaki düşüncelerini bugünkü yazısında okurları ile paylaşmış.2007 öncesinin Erdoğan'ı farklı mı?!Trump üzerinden yapılan yoklama da farklı değil!"Nitelikli şüphe"yi hep gündem'de tutuyorlar, "ip'e götürecek belge"yi ise saklıyorlar, bunun karşılığında ise bitmeyen pazarlık.Elit Almanlar küre'de neo emperyal vizyon oldu iseler yek günde olmadı hiçbir şey!Erdoğan'ın iktidar'daki kilometretaşları'na bakıldığında kaç defa kellesi düşmüş, hangi pazarlıklar bağlamında yerine yapıştırıldığı sır değil!2007 öncesinde Erdoğan'ın CD'sini gündem'e getirdiğimde ikircikli bir süreç yürüdü.Kimisi o CD'yi ele geçirmek istedi, kimisi de Hilmi Özkök örneğinde olduğu gibi olta'ya gelenleri YAŞ'ta tasfiye etti.Neticede CD, CIA'nın Gehlen'in malı idi."Neden sana o CD'yi gösterdiler?" diye soran zavallılar oldu, star'da BOP'a yaptığımız "nitelikli muhalefeti" görmeden?!Kaldı ki, Erdoğan'ın ya da Zapsu'nun ağzından hiç yalanlama duydunuz mu bu konu hakkında!?Verip tutmadıkları '1 Mart Tezkeresi'nden mülhem AKP'ye, Erdoğan'a kızgın olanlar o günlerde Ankara'yı komşu kapısı yapmışlardı.Neticede asker'in başına çuval'ı Erdoğan ve Zapsu'giller ortak geçirtti.TSK ile arası bozulan ABD, NATO, Batı, o günlerde Erdoğan'ın adının üzerine kocaman çarpı işareti koymuştu; sonra Zapsu'nun verdiği "Bu adamı deliğe süpürmeyin İran operasyonunda kullanın" ricası geldi.2007 Cumhuriyet Mitingleri ve sonrasında TÜSİAD ve Doğan Medya'dan ortak yükselen "Aman ağzımızın tadı bozulmasın" kampanyası, ardından Silivri kumpası:TSK sanık, pkk tanık.Taraf üzerinden servis edilen virüs'ün tüm medya'ya fitresiz, sorgusuz yayılışı!Kaldı ki, süreç analizi yapanlar, 2007 sonrasında enerji bazlı dünyalar savaşı'nda Erdoğan'ın elleri ile hangi süreç'lerin inşa edildiğini çok yazdı.Hasan Cemal gibi usta gazeteciler, "Başkan Trump çerçevesi'nde eleştiri yazısı yazmayı zul adlederim" diye yazsalar anlarım.Neticede Hillary Clinton, Trump'tan farklı mı?!Erdoğan da Trump gibi iktidar oldu, Berlusconi, Putin vb."Demokrasi" ise üst başlık, sandık'tan çıkan her şey demokrasi'nin parçası!Aynen Hitler'i oy'latan sandık rejimi ve devamında yaşanan malum -Reichstag- yangın gibi.Hitler o yangın üzerinden demokrasi'nin dizginlerini yek elde topladı, Erdoğan ise 15 Temmuz üzerinden devlet oldu, rejim'in adını da "Erdoğan'izm" ve/veya "Tayyip'land" koydu.11 Eylül'ü aratmayan bir saldırının gerçekleşmesi halinde Trump'ın hali nice olur?!Hasan Cemal, Fehmi Koru, Hıncal Uluç, Engin Ardıç, Uğur Dündar vb isimler fark etmez, yazılan yazılara bakınca, medya'yı yönlendiren istihbarat'ın da içine düştüğü açmaz'ı görmek mümkün.24 Haziran sonrası Erdoğan'ın küresel aks'ta koruması kalktı."Artık dokunulmaz değil!"Merkez Medya'da, 1'nci Dünya Savaşı statükosu'ndan mülhem İngiliz & Fransız network'ünün yazar çizerlerini önce Erdoğan'ın üzerine sürüp sonra da yine aynı Erdoğan'a açılan ek kredi kapsamında tasfiye ettiren aynı istihbari (CIA Gehlen) mutfak değil mi?!2007 sonrasında "düşmüş Londra" üzerinden yapılan başta Silivri olmak üzere tüm "kumpas" operasyonlar da aynı kapıya çıkıyor.BOP'ta "İngiliz uşak" eli ile ateşteki kestaneleri toplama operasyonu.Enveriye / Aziziye kavgası!Trump da Erdoğan da kukla!Papa da kukla, Putin de!Berlusconi ne ise Macron da o!May, Merkel vb.Demem o ki:Post modern harp'in final'inde "deli gömleği giydirilmiş medya" enstantanesi üzerinden verilmek istenen mesaj:a. "Bay Erdoğan & Zapsu; İran'la savaş sözünü tutmak için hiçbir engel kalmadı, medya dahil tüm unsurlar önünüzde diz çökmüş, talimatınızı bekliyor."b. ?Yani?!Erdoğan dese ki, "İran'la savaşa giriyoruz!"; malum medya'daki manşetleri tahmin etmek zor değil!"Sahibin Sesi".Demem şu ki:BOP'ta kimin ne yazdığı, hangi dümenlerin peşinde kalem oynattığı sır değil.Hepsinin yazı arşiv'i ortada.Yani?!"Ağzını büzmesinden Ömer diyeceği belliydi" ise kendi düşen ağlamaz!İnstagram gazetecisi Güneri Cıvaoğlu, ki o da "usta gazeteci"dir, demokrasi'den yana tavır almış ise sormak elzem oldu: demokrasi?!Kandırılanı, kananı bu kadar çok olan sistem'e demokrasi demek ne kadar mümkün?!Neticede demokrasi "kişi"ye ya da "Tanrı karizması"nda lider'lere dayalı bir sistem değil.Bilakis "beşer'dir şaşar" deyip, "Yasama, Yargı, Yürütme" arasında güç'ün pay edildiği, buna da itimat etmeyip, "IV. Güç Medya" üzerinden ise bu denge'nin kontrol edildiği sistem'in adı değil midir "demokrasi"?!Kaldı ki, sivil toplum kuruluşları, sanal ortamda uçuşan tepki bombardımanları da bir zamanlar demokrasi'nin parçası olarak kabul edilirdi.BOP'ta görüldü ki, o tepki'nin çekirdek'inde istihbarat, psikolojik harekat yani yönlendirilmiş kurgu tepki üzerinden renkli demokrasi kalkışması!Demokrasi'nin olmaz ise olmaz'ı kamu adına denetleme görevini yapan medya!Neticede iletişim araçları değişse de, çalınan plak aynı ise bünye yeni bir kalp krizi ile karşı karşıya diye süreç'in içine not düşmek mümkün.Hasılı:Türkiye'yi uçurum'un kenar'ına getiren medya'nın anlı şanlı yazarlarına sormak farz oldu:2018 yaz'ındaki sistem'in adı demokrasi midir ve/veya 3 Kasım 2002 sonrasında Laik (Demokratik) Türkiye'nin içi boşaltılırken siz'ler neredeydiniz?!Yanıldıysanız, özeleştirilerinizi alalım.Ezcümle:Erdoğan gibi kolpadan da olsa "Yanıldık, kandırıldık" demek de bir erdem'dir.Ne var ki, bizim medya'nın anlı şanlı yazarları hiç kanmıyorlar ama merkez medya'daki malum tablo, "Adnan Oktar'ın kedicikleri"nden farklı değil!Hitler'i birkaç eleştiri yazısı nasıl durduramadı ise Erdoğan nasıl yükseldi ise Trump da benzer hikaye.Bu; gelişmiş iletişim araçları üzerinden yürütülen "post modern" bir dünya savaşı beyler, ya uyanın artık ya da akibetinize katlanın!Taş devri taşlar bitti diye sona ermedi ise süreç ortada.Nokta....24 Temmuz 2018