Mustafa Kemal dil'li olmak ve/veya Sır'ları korumayaman iktidar'ını koruyabilir mi?!
Mustafa Kemal dil'li olmak ve/veya Sır'ları korumayaman iktidar'ını koruyabilir mi?!"Kötü bir hükümet için reformların başladığı dönem, son derece tehlikeli ve çöküntünün de başladığı dönemdir."Charles de Tocqueville(Ruzi Nazar: CIA'nın Türk Casusu, Enver Altaylı, sayfa 420)"Eğer birisi senin önünde başını eğerse, sen de başını öylesine eğ ki başın yere değsin. Eğer birisi senin önünde başını kibir ve gururla kaldırırsa, sen de başını öylesine kaldır ki, başın göğe değsin."Özbek Atasözü(Ruzi Nazar: CIA'nın Türk Casusu, Enver Altaylı, sayfa 61)...DURUM ANALİZMustafa Kemal, nasıl bir'i?!Armstrong, mağrur bir Mustafa Kemal portresi çizer:"Liderlere karşı saygı duymuyordu. Hepsiyle tartışıyordu. Enver aceleci bir adam; Cemal kambur, yağız, çabuk fikir değiştiren bir şarklı, posta memuru Talat hantal bir ayıydı (...) Subay arkadaşları onu dik kafalı, insanları küçümseyen biri olduğu için sevmiyordu. Eleştirileri her zaman iğneleyici ve keskin olup yumuşaklık sağlayacak mizah duygusundan yoksundu."Yani?!İngiliz İstihbaratı'nın bakışı bu!Başka?!İttihat Terakkici'ler bu yorumu yapıyor!İngilizler kayda geçiriyor.Başka?!Gazi, "Tanrı" değil "insan" yani nefisli bir fani!Ailesi, hayat hikayesi ortada!Elit'ist değil!Bakış hep ileri!Fransızlar'ın deyişi ile "sürat, sürat, daima sürat!"Yani?!Selanik'ten çıkmış, inandığı yol'da yürümüş, zafer'e ulaşana dek ölümüne mücadele etmiş bir lider!Önder!Milli Şef!?Yani?!İçi dışı bir kişilik!Çıkarına göre değil, "milli mücadele"deki bakışa göre insan tarifi yapıyor.İttihat Terakki'nin yoğun siyasete batmış, çürümüş figürleri gibi politik değil!Lafı dolandırmadan direkt konuşuyor!Olması gerekeni değil "olan"ı söylüyor!Yani?!Romantik Politik'in değil, "Real Politik"in adam'ı.Nokta....VAZİYETHurşit Paşa'yı kandırmak?! şu:Paşa'yı dahi kandıracak istihbari düzenek'in perde arkasında hangi adres var?!Bir diğer soru:Neden sadece Türkiye'nin laik, ulusalcı kesimini hedef alıyor bu dolandırıcılar?!AKP'li varsıl'lar, siyasiler, uyanık oldukları için mi bu tezgah'a hiç düşmüyor?!Bir başka soru:Siyasi yaşamı kandırılmak'la geçen bir siyasi yapı'yı, nasıl oluyor da, telefon dolandırıcıları (!) kandıramıyor!?Nüans?!Mektup'u doğru okumak elzem!FETÖ'cü hikayesi Türkiye'de paranoya değil, ayniyle vaki!Suçlu suçsuz diye ayırmadan içeri atıyorlar, büyük baş'lar hariç!Ergenekon, Balyoz kumpasları'nın izi çok taze!Yani?!İçinden geçmekte olduğumuz hikaye'de satır atlamamak elzem!FETÖ'yü "CIA" diye okuyacak olursak, "Mesaj" çok açık:FETÖ, Gülen, 24 Haziran sonrasında, Türkiye içinde zannedildiğinden de güçlü!Her şey bir anda ters yüz olabilir!Yani?!Telefon'da konuşan, ancak bir istihbarat servis'inin bilebileceği "özel bilgiler" ve/veya "özel hayat"ınıza ait çok özel done'ler üzerinden size hitap ediliyor ise karşınızdaki dolandırıcı olsa dahi, ciddiye almak zorundasınız!Tehdit!Buradaki temel sorun, AKP iktidar'ının kişisel yaşam'ın sır'larını korumayamayacak durum'da oluş'udur.Kavga'da yumruk aranmaz ise "büyük kavga" başladığında kimin kimi yumruklamaya başladığından, kim'lerin kişisel sırları hangi adres'in elinde anlamak mümkün!Daha açık ifade ile söyleyecek olursak, yeni süreç örülürken, kişisel hayat'a dair sır'lar üzerinden taş'lar yerinden oynatılıyor!Telefon dinlemelerine dair kayıtlar yurtdışına çıkartıldı ise karşınızda, ucube, bıyık altından gülümsenerek (Hurşit Paşa vb) aşağılanacak bir durum yok, İsrail / İran makas'ı kapsamında sert'leşmekte olan bir süreç var.El yumruk'u yemeyen kendininkini "Balyoz" zannedermiş!Erdoğan başta olmak üzere birçok AKP'linin de "çok özel" telefon kaydı, sır'ları var ise ve/veya sermaye, medya, yüksek bürokrasiye dair 'done'ler toplanıp yurtdışına çıkartıldı ise yaklaşmakta olan süreç'in "iki S formülü" çerçevesinde nasıl örüldüğünü anlatmak, anlamak için kahin olmaya gerek yok'tur sanırım!Bu çerçeve'de asker'in cevap'ı net!AKP her şeye hakim, devlet içinde devlet oldu!Batı'nın üzerini çizdi, şimdi de Doğu'ya koşuyor!Yani?!İstihbarat Savaşları üzerinden bakıldığında, batık çökmüş bir Batı tespiti manasız!Bilakis, çökmüş, çürümüş bir siyasi & ticari yapı var Ankara'da, tasfiye edilmeyi bekliyor!Şık'lar da ortada!Hurşit Paşa "real politik"i işaret etmiş!Kişi neyi anlamak ister ise onu duyarmış'tan mülhem kimlerin ne anladığı da ortada!"Kıfayetsiz Muhteris" desek de anlaşılmıyor, "Vasat'ın altın çağı" desek bunu da bir mertebe zanneden çıkıyor.24 Haziran sandık sonuç'u kapsamında, Erdoğan'ın küre'de koruması kaldırıldı.Sorgulanan sermaye!Mek parmak sonrası malum.LARP.Bu devir'de "sır"lar kimlerin elinde ise "Big Boss" o!Son gülen iyi güler!.SesizNokta....24 adı: ÜLKELERİN TARİHLERİULUSAL KİMLİKLERİ NASIL OLUŞTURULDU? Peter FurtadoÇeviren: Şahika TokelYapı Kredi Yayınları1. baskı: Temmuz 2014320 sayfa70 TL(...)Arka Kapak:Küresel tarihler, genellikle tek bir yazarın ve tek bir perspektifin dar açısından yazılır, bu da kaçınılmaz olarak önyargıya yol açar. Peki, dünyanın farklı ülkelerindeki yazarlar ve vatandaşlar kendi tarihlerini nasıl görmektedirler? Bakış açılarını hangi temel olaylar ve etkiler şekillendirmiştir? Yabancı yorumcuların görüşleri ne kadar doğrudur? Ülkelerin Tarihleri, ulusal tarihleri "içeriden bir bakışla" anlatan ilk kitaptır. Yirmi sekiz ülkeden yirmi sekiz önde gelen yazar ve araştırmacı, kendi ulusal tarihinin düşünce ve araştırma ürünü, merak uyandırıcı ve çoğu zaman coşkulu bir tarihçesini sunuyor. Ülkeler, her kıtayı ve her devlet biçimini temsil edecek biçimde seçildi: büyüklü küçüklü olgun demokrasiler, dinsel otokrasiler; binlerce yıldır var olan devletler ve 20. yüzyıl gibi yakın bir tarihte doğanlar. Bu ülkelerin tamamı dünya nüfusunun üçte ikisini oluşturur. Örneğin ABD'de ulusun "tarihsiz olduğu" miti hâlâ güçlüdür; fakat Çin'de tarihin üç bin yıllık emperyal otoriteyi meşrulaştırmakta önemli rol oynadığı görülüyor. Avustralya, Rusya ve Japonya gibi birbirinden çok farklı ülkelerde, ders kitaplarının içerikleri üzerine "tarih savaşları" şiddetle sürüyor. İran ve Mısır gibi ülkeler, günümüzde hiçbir biçimde karşılık bulamayan ihtişamlı tarihleriyle kutsanmış ya da lanetlenmiştir; Almanya gibi ülkelerse yakın geçmişin ıstırabına yaklaşmanın ve onunla uzlaşmanın yollarını bulmalıdır. Dünyamıza hem renk katan hem de onu tehlikeye atan kültürel ve siyasi farklılıkları anlamak için bu temel ulusal hikâyelerin değerini bilmeliyiz. Önemli olayları listeleyen zaman çizelgeleri ve geniş bir yelpazede, itinayla seçilmiş illüstrasyonlar çeşitli ve geniş kapsamlı açıklamaları desteklemektedir. Düşünmeye yönelten bu güvenilir ve özgün kitap Modern Çağ için elzem bir başucu kitabı. 37:HİNDİSTAN: Britanya Hindistanı'nın diğer şaşırtıcı niteliğiyse, bir devlet görünümüne sahip olmasına rağmen, bir devletin olmazsa olmazından yoksun olmasıydı: Genel kabul gören bir hukuk sistemi. Genel bir ceza kanunu vardı ve İngiliz tipi yüksek mahkemeler kurulmuştu ama genel bir medeni kanun hiçbir zaman olmadı. İngilizler hakimiyetleri süresince Hinduların ve Müslümanların ya da diğer Hint topluluklarının şahsi kanunlarını modernleştirmek şöyle dursun, değiştirmek için bile herhangi bir adım atmadılar. Bu kanunlar yüzyıllardır olduğu biçimde kaldı; aslında, İngilizler yerel antik adetleri destekleme külfetine katlanmıştı.(...)Sayfa 109:RUSYA, kültür dokusundaki çatlaklar...Şair Josef Brodsky'ye (1940 - 96) göre 1917 Bolşevik devrimi, "sürekli terör" devrini başlatmıştır. Sovyet idaresi yıllarında 50 - 55 milyon kişi, baskının kurbanı oldu ve hem fiziksel hem de manevi açıdan yaralandı: 11 - 13 milyon kişi idam edildi ya da hapiste çürüdü. Kurban sayısı konusunda kesin verilerin olmaması, Sovyet rejimi esnasında insanlığın yok sayılmış olmasının çarpıcı örneğidir.(...)Sayfa 155:TÜRKİYE, İmparatorluğu kaybetmiş ülke...(...)Sayfa 156:Cervantes'e göre "Türklerin yenilmez olduğu yanılgısı"nı su yüzüne çıkaran 1571 İnebahtı Savaşı gibi kazalara rağmen, genel olarak "küçümseyen Türk gururu" olarak görülen şey 19. yüzyılın başlarında daha genel geçerliliğini korumuştu.(...)Sayfa 157:Her ne kadar Osmanlılar kendi sentezlerini oluşturmaya çalıştılarsa da (Batı tarzı mobilyalar hakimken, divanlar üzerinde eski güzel günlere özlem duyan paşalar, bazen masalarında bacak bacak üstüne atıp otururlar, bu arada maiyetindekiler de koltuklarına çömelirlerdi), "Frenk" yaşam tarzının takdirinin yarattığı aşağılık hissi, Osmanlı İmparatorluğu'nun devamı Türkiye'ye bıraktığı önemli miraslardan biridir.Ne var ki, "kültürel sinme" (cultural cringe) 19, yüzyılın modern Türkiye'ye tek mirası değildi ve Doğu'nun büyüleyici Batı'yı keşfi, Batı'nın taban tabana zıt bir Doğu'yu icadıyla aynı dönemde gerçekleşmişti.(...)Sayfa 158:Öte yandan Osmanlı Sultanları için bu son derece doğaldı, zira onlar kendilerini, diğer pek çok şeyin yanı sıra, Roma İmparatorları'nın meşru varisleri olarak görüyorlardı: Kayser-i Rum, gururla taşıdıkları unvandı.(...)Sayfa 159:Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk (1881 - 1938) Anadolu "yedi bin yıldır Türklerin beşiğidir" demiştir. Bu geçmiş anlayışında Osmanlılara pek yer yoktu. Bu görüş entelektüeller arasında hiçbir zaman hakim olmadıysa da iki dünya savaşı arasında genç cumhuriyetin ideolojik kaynağı görevini gayet iyi yerine getirdi.(...)Sayfa 161:Osmanlı İmparatorluğu siyasi bir varlık olarak çoktan tarihten silindi, fakat ruhu bir süre daha bizimle kalacak.(...)Sayfa 179:HOLLANDA, suyun güçlükleriyle yüzleşmek...Hollanda'nın en sulu ili olan Zeeland'in armasının gururla belirttiği gibi Luctor et emergo, "Mücadele edip kazandım". İnsan, ülkenin iki numaralı gücüdür, daima doğayla baş eder, fiziksel olumsuzlukları idare eder ve yeni toprak tasarımları yaratır.(...)Sayfa 199:BÜYÜK BRİTANYA; kurgulanmış ulus devlet..."Hükümet Britanya", dalgalara hükmet, Britonlar asla köle olmayacak."Büyük Britanya dünyanın önde gelen deniz gücüyken James Thomson'un Alfred masque'ı (1740) için yazdığı sözler yankılanmaya devam ediyordu.(...)Sayfa 211:ABD; tarihsizliği seçen ülke...Araba imalatçısı Henry Ford'un 1916'da "Tarih az ya da çok zırvadır" sözü iyi bilinir; "Bugünlerde yaşamak istiyoruz ve umursamaya değer tek tarih de bugün yaptığımız tarihtir."(...)Sayfa 283:ALMANYA; geç kalmış bir ulusun dönüşümleri...(...)Sayfa 292:Audi arabalarının reklam sloganı olan "Vorsprung durch Technik" ("teknoloji ile bir adım önde") ...(...)Sayfa 295:İSRAİL; siyonist deneyim...Bu acı çatışmayı kaybedenler 1948 savaşına "Nakhba" ("Filistin'in Felaketi") derken, kazananlar ona "İsrail Bağımsızlık Savaşı" adını verdiler.7 Temmuz 2018