Sunday, June 17, 2018

Şeker'medya?!

Şeker'medya?!"Demokratik bir rejimde, basın yalan söy­lerse, rejim de ölüme mahkum olur."Pierre Lazareff"Askeri dönem bitti, normal genel müdürler göreve geldi ama biz onlara da alışkanlıkla "Paşam" diye hitap etmeye başlamıştık."(İKONOSKOP Televizyon Dünyam ve Dostlarım, Faruk Bayhan, Sayfa 21)"Ertesi gün de bir bölük askeri “RAP… RAP.. RAP…” diye Babıali’ye göndermişti."(Bir İhtilal Daha Var, Örsan Öymen, Sayfa 34)MEDYA ORDUSU“Şimdi şekerim, basın doğruyu yazdığı sürece ona karşı her zaman tepki ve nefret vardır. ‘Ben basını çok seviyorum’ diyen insanların yüzde 99′u aslında sahtekardır. Sanki bizler birer umacı imişiz gibi, bizimle korkudan ahbaplık ederler. halbuki hepimiz, onlar gibi insanlarızdır. Basın için dünyada ‘Beş büyük kuvvetten biridir… Dördüncü kuvvettir’ derler. Bu söz, Türkiye için geçerli değil… Hakimiyet, elbette, ‘Kayıtsız şartsız milletindir…’ O, başka… Ama birinci kuvvet, Türkiye’de ordu mu? Hayır… Basındır… İkincisi ordudur… Çünkü orduyu, ihtilallere basın hazırlar…”Erol Simavi(BABIALİ TANRILARI SİMAVİ AİLESİ, İrem Barutçu, sayfa 287)“1918’e kadar Fransızlar cumhuriyete inanıyorlardı. 1918’den sonra onları cumhuriyetten iğrendirmek, uzaklaştırmak, yerine ilk dokunuşta dağılıverecek bir demokrasi hayaleti koymak oyununa girişildi. Dışarıdan düşmanların idare ettikleri oyun ince ve şeytaniydi. Fakat bu oyuna içeride paraları üzerine titreyenler, iktidar mevkiine susayanlar, bütün hasetçiler, kıskançlar, kabiliyetsizler ve alçaklar kapıldılar. Fransa’nın yaşaması için cumhuriyet batsın diyenler oldu. Bu suikastçıların kullandığı başlıca silah basın oldu. Demokratik bir rejimde basın yalan söylerse rejim de ölüme mahkum olur. Zira hakimiyete sahip olan millet eğer doğru haber alamazsa hakimiyetini serbestçe kullanamaz.”Pierre LazareffMED & CEZİRKitabın adı: BÖYLE BUYURDU ZERDÜŞTYazarı: Friedrich NietzscheSayfa 38: Barışınız zafer olsun.Sayfa 38: Siz med’inizden utanıyorsunuz, başkaları cezir’lerinden.Sayfa 39: Devlet nedir? Pekala; şimdi kulak verin. Çünkü size ulusların ölümünden bahsedeceğim.Sayfa 39: “Ben devlet, ben halkım.”Sayfa 110: “Ateş köpeği! İninden çık” diye bağırdım ve…Sayfa 128: “Siz yükseliş istediğiniz zaman yukarıya bakarsınız. Bense aşağıya bakarım. Çünkü ben yükselmişim. Sizden kim aynı zamanda gülebilir ve yükselmiş olabilir? En yüksek dağa çıkan, bütün dramlara ve abus kederlere güler…”Sayfa 135: “Ay Işığı”nda sürünen bu örümcek ve bizzat “Ay Işığı” ben ve şu kapının önündeki sen. Hep beraber sonsuz şeylerdik. Fısıldaşarak hepimiz eskiden de bir defa böyle buluşmuş olsak gerek, değil mi?Sayfa 138: Yenilmez bir hayatın canlı bir “Deniz Feneri” gibi.Sayfa 178: “Hayatın bize adadığını, hayattan almalıyız.”Tat vermeden tat almak istememeli.SEZAR SAĞIRLAŞTI; TANRI YAHUDİLEŞTİSayfa 186: Fakat hayata bir son vermek bir yeni mısra bulmaktan daha fazla cesaret ister. Bütün doktorlar ve şairler bunu bilirler.Sayfa 213: “Tanrı öldü, insanlara olan acıma duygusu yüzünden öldü.”Sayfa 223: Fakat burada “Eşek” de lafa karıştı ve kötü bir niyetle anırmaya başladı: Zamanında, zannederim birinci kutsal yıldaŞarapla sarhoş olan sibylle dedi ki:Eyvah, işler ters gidiyor!Tükendi, bitti, dünya hiçbir zaman bu kadar çökmediRoma orospuluğa ve orospu odalığına düştüRoma’nın Sezar’ı sığırlaştı, Tanrı bile Yahudileşti.Sayfa 240: “Zerdüşt, Zerdüşt bilmecemi çöz, konuş, konuş! Tanıktan intikam almak nedir?Sayfa 241: Mekanik ses tonuyla: “Seni tanıdım” dedi, “Sen tanrı’yı öldürensin. Bırak gideyim.”Sayfa 259: “Konuklarım ey yüksek insanlar, sizinle açık ve Almanca konuşmak isterim. Bu dağlarda beklediğim sizler değildiniz.”Sayfa 265: Bugün küçük insanlar egemendir: Bunlar teslimiyet, alçak gönüllülük, kurnazlık, çalışma, özen vs gibi küçük erdemleri önerirler.Sayfa 265: Teslim olmaktansa perişanlığa düşün daha iyi. Ve gerçek, ey yüksek insanlar, bugün yaşamayı bilmeyişinize seviniyorum. Çünkü bu şekilde en iyi yaşamış oluyorsunuz.Sayfa 267: “Hangi kuvvetli hata bu zafer için savaştı?” diye sorun.EŞEK'E KANAT TAKMAKSayfa 273: Eşek’lere kanat takan, dişi, arslanları sağan ve halk tabakasını bir kasırga gibi süpüren bu cesur ruh yaşasın!Sayfa 279: Bütün gerçeklerdenSürgün edilmiş olduğum için.Yalnız deli,Yalnız şair!Sayfa 289: Uyanış!Sayfa 292: Eşek BayramıHele sen ihtiyar papa. Bir eşek’e tanrı diye tapmaya nasıl dilin varıyor?Sayfa 298: Ah! Ah! Ay Işığı var.Sayfa 299: Saat yaklaşıyor. Ey insan, ey yüksek insan! Dikkat et! Bu sözler hassas kulaklar için, senin kulağın içindir. Derin gece yarısı ne söylüyor?Sayfa 303: Ey insan, dikkat et!Derin gece yarısı ne diyor?Uyuyordum, uyuyordum.Derin rüyadan uyandım:Dünya derin,Gündüz düşündüğümden daha derin.Keder derin,Haz kederden daha derin.Keder keder: “zeval bul!”Fakat her haz, sonsuzluk ister.Derin, derin sonsuzluk ister.Sayfa 306: “Bu benim sabahımdır. Benim günüm başlıyor; gel, gel büyük öğle.”GAZETECİ'NİN SAF'IVe...Son olarak...‘‘Cumhuriyet skandallarla çalkalandığında, demokrasinin erdemi zaafa uğramaya başladığında, ahlak yerini alaycılığa bıraktığında, piyasanın kuralları yasaların üzerine çıktığında gazeteci tarafsızlığını koruyamaz. Gazeteci kampını seçmelidir! Kervanlar geçerken köpekler hep havlayacak!”Le Monde Gazetesi’nin Genel Yayın Yönetmeni Edwy Plenel, “Köpek Zamanı” (Un temps de chien) başlıklı kitabındanEzcümle:“Özel maksatla neşriyat yapan bazı gazetelerin, halkın ekseriyeti üzerinde yaptığı tesir, her memlekette olduğu gibi o gazetelerin lehinde değildir”M. Kemal AtatürkNokta....24 Haziran 2018