"Karanlık Saat", tarih'te kaç defa doğru vakit'i gösterir?!
"Karanlık Saat", tarih'te kaç defa doğru vakit'i gösterir?!"Doğru biçimde ifade edilen matematik, sadece gerçeği değil, aynı zamanda ilahi güzelliği de haizdir.”Bertrand Russel...DURUM ANALİZİsrail / İran arasına sıkışan "ağır gündem" kapsamında: FİLM'i: Karanlık Saat FIKRA'sı:Nasrettin Hoca ahirette ne var ne yok çok merak edermiş. Bir gün mezarlıkta boş bir mezar gören Nasrettin Hoca, eve gidip karısına demiş ki:- Hanım, ahirette ne var ne yok merak ediyorum. Bugün boş bir mezar gördüm, gidip içine yatacağım; bakalım ne olacak?Hanımı "Etme, eyleme!" diye yalvarsa da Hoca, mezarlığa gidip, yol kenarındaki boş bir mezara yatmış. "Acaba ne olacak?" diye başlamış sağı, solu dinlemeye. Gece saat dörde doğru "Haldırt!.. Huldurt!.." diye sesler duymaya başlayan Hoca, boş mezarın içinde ansızın ayağa kalkıp sormuş:- Ne oluyor yahu?O anda yoldan geçmekte olan fincancı katırları da Hocayı o vaziyette görünce ürkmüş; katırlara yüklenen fincanlar da kırılmış. Fincancılar birbirlerine sormuş:- Bu deli ne arıyor burada?Kırılan fincanlar yüzünden Nasrettin Hocayı bir güzel dövmüşler. Sabah olmuş, Hoca ağzı burnu kan içinde eve gelmiş. Karısı Hocayı o vaziyette görünce telaşlanmış:- Hoca Efendi, ne oldu sana böyle?- Ah hanım!.. Başıma gelenleri bir bilsen!..Bu söz üzerine Hocanın karısı çok merak etmiş:- Hocam Efendi, ahirette ne var ne yok?Hoca da cevap vermiş:- Fincancı katırlarını ürkütmezsen, hiçbir şey yok!.. MESAJ'ı:İstanbul’dan Bağdat’a mal götürecek kervana, olası eşkıya saldırısına karşı bir dudağı yerde, bir dudağı gökte, iri kıyım bir zenci koruma istihdam edilmiş. Boyu kadar kılıç taşıyan zenci, heybetli bir babayiğitmiş.Yola düzülen kervan, az gitmiş, uz gitmiş, Küçük Asya’yı aşmış, Bağdat’a yaklaşırken bir gece ıssızda, 40 haramilerin saldırısına uğramış.Haramiler, kervanı darmadağın etmişler, develeri kaçırmışlar, malları yağmalamışlar, heybetli korumayı da derdest edip teker teker üstüne çıkmışlar. Bir harami, iki harami derken, 39 haraminin ırzına geçmesine gıkı çıkmayan heyula zenci, sıra kırkıncı haramiye gelince birdenbire “Haayt!” diye nağralanarak doğrulmuş. Çekmiş boyu kadar kılıcını, 40 haraminin 40’ının da kafasını uçurmuş.Kaçan develer toplanmış, dağılan mallar yüklenmiş, kervan yeniden yola düzülmüş. Bağdat’a varıp mallarını satan kervancılar, oradan aldıklarını İstanbul’a götürmek için yüklemişler. Heyula zenci koruma da kılıcını kuşanıp kervana doğru seğirtmiş ki, kervancı başı, “Dur” demiş. “Bu sefere sen gelmiyorsun, işine son verdik.”Zenci şaşkın, “Neden ağam?” diye sormuş. “Ben sizi kırk haramiden kurtardım, malınızı korudum, görevimi layıkıyla yerine getirdim ya...”Kervancı başı, dudağını bükmüş: “Getirdin getirmesine, amma velakin dönüşte seni götürecek 39 haramiyi nereden bulacağız?” KEFALET'i:Ünlü Alman şairi Schiller'in "Kefalet" adlı bir şiiri vardır.Eski Yunanistan'daki zalim bir kralı öldürmek üzere başkente gelen bir fedai, kralın muhafızları tarafından yakalanır.Suçunu itiraf eder ve idama mahkûm edilir.Bunun üzerine krala yalvararak köydeki kız kardeşini evlendirmek üzere cezasını üç gün geri bırakılmasını rica eder.Kral güler, "peki ya gelmezsen!" der.Onun arkasında duran bir delikanlı ileri atılır, "o zaman" der, "onun yerine beni asarsın."Bu, fedainin en yakın dostudur.Kral bu işi eğlenceli bulur, nasıl olsa suçluyu da yakalatabileceğini ümit ederek onu salıverir.Üçüncü günün akşamı olmuştur.Güneş batmak üzeredir.Halk büyük meydanda toplanmış, suçluya kefil olan gencin idam sehpasına çıkmasını seyretmeye hazırlanmaktadır.Tam o sırada sellerin, taşan nehirlerin, haydutların arasından bir türlü güçlükleri ve tehlikeleri atlatarak gelen fedai, şehrin kapısında görünür ve yüksek sesle bağırır:"Durun, asmayın, ben geldim."Evet, o gelmiştir. Bir an içinde kralın gözleri dolar, "sadakat ve dostluk boş şeyler değilmiş" der, onu affeder ve şiir kralın şu sözleri ile biter:"Anladım ki sadakat ve vefa boş şeyler değilmişLütfen beni de aranıza alın,Sizin üçüncü dostunuz olayım." 0 (Nokta'sı):1982 Anayasası kaç defa değişti?! 1:"Yalakalık geni" doğuştan geliyorABD’deki Brown Üniversitesi’nin araştırması Neuroscience dergisinde yayımlandı: “Bazı insanlar, ‘yalakalık’ geniyle doğuyor.Beynin bir yanı söyleneni yaptırıyor, diğer yanı tecrübelere dayalı hareket ettiriyor. DARP-32 adlı geni taşıyanlar beyninin sadece söyleneni yapma kısmını kullanıyor.” 2:1953’te İran’daki darbeyi biz yaptıkDarbedeki sorumluluklarını tanıyan ilk abd başkanı olan Obama, "Soğuk Savaş’ın ortasında Birleşik Devletler, iran’ın demokratik olarak seçilmiş hükümetinin devrilmesinde rol oynadı" dedi. Dün Mısır’da yaptığı konuşmada iran’ın da ülkesine karşı yapılan bazı eylemlerde rol aldığını iddia eden Obama, "İkili ilişkilerimizin tarihi böyle. Bu noktada geçmişte takılıp kalmadan ileriye bakmalıyız. Sorun iran’ın neye karşı olduğu değil, nasıl bir gelecek istediğidir" şeklinde konuştu. 1953 darbesini kabul eden en kıdemli abd yetkilisi 2000 yılında Dışişleri Bakanı Madeleine Albright olmuştu.1953 yılında dönemin iran Başbakanı Muhammed Musaddık, İngilizlerin elindeki bir petrol şirketini kamulaştırınca abd İngilizlerin de desteğiyle darbeyi planlamış ve yönetimi Şah Rıza Pehlevi’ye emanet etmişti. 20 Ocak’ta görevi George Bush’tan devraldıktan kısa bir süre sonra, iran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad, Obama’dan, 1953 darbesi başta olmak üzere ülkesine karşı işlediği suçlar için abd adına özür dilemesini istemişti. 3:Hitler dönemiALMANYA’da, Weimar Cumhuri-yeti’ni kim yıktı? Adolf Hitler.Hitler’in kurduğu cumhuriyetin adı neydi? Demokratik Cumhuriyet.Hitler’in parlamento darbesiyle kurduğu bu cumhuriyetin silah gücü neydi? Polisler.Hitler’in diktatör olmak istediğini anlamayıp, ona ‘yetki kanunu’veren kimlerdi? Merkez sağ partiler.Hitler’i diktatör yapacak yasalara ve uygulamalara mecliste karşı çıkan kimdi? 88 sosyal demokrat milletvekili.Hitler’in arkasındaki meclis gücü neydi? 441 milletvekili.Hitler’e karşı çıkan basının ve muhalefetin başına ne geldi? Hepsi cezaevine tıkıldı.Hitler’in Reichstag yangını gibi provokasyonlarla kandırıp ele geçirdiği son kurum hangisiydi? Alman ordusu.Hitler’in hedefindeki ilk gazete hangisiydi? ‘Freiheit’ (yani Hürriyet!..).Aklınıza bir benzerlik mi geldi acaba?Özden ANIL 4:Akrebin Ettiği Yanına Kar KalmadıBir gün bir akrep ırmağın kenarında dolaşıyordu.Birdenbire bir kaplumbağa akrebin yanına geldi, sordu:“Burada ne yapıyorsun akrep kardeş?”Akrep, “Irmağın karşı yakasına geçmek için bir çare arıyorum, fakat bir türlü bulamıyorum. Çünkü bütün yavrularım ırmağın öte yanında duruyorlar” dedi.Kaplumbağa da sonunda bir anneydi. Şefkati harekete geçti. İçinden çaresiz ve yabancı birisine iyilik yapmak geçti.“Gel,” dedi, “sırtıma bin, seni karşıya, yavrularının yanına geçireyim.”Çok yakın bir akrabasıymış gibi akrebi sırtına alıp su üzerinde yüzmeye başladı.Tam ırmağın ortasına gelmişti ki, akrepte bir hareket başladı. İçinden sokmak arzusu uyandı ve kaplumbağanın sırtına iğnesini dokundurdu.Kaplumbağanın canı yanmaya başladı: “Ne yapıyorsun akrep kardeş?”Akrep, “Bir şey yaptığım yok” dedi. “Ben sadece kendi hünerimi gösteriyorum. Sen bana bir iyilik yaptın, yarama merhem koydun. Ben de sana iğnemi batırıyorum. Benim göstereceğim şefkat de ancak bu kadar olur.”Bunun üzerine kaplumbağa hemen suya daldı. Akrep de boğulup gitti, ettiğinin cezasını buldu 5:Blair: Saddam'ı devirmek için bir bahane bulurdukİNGİLTERE eski başbakanı Tony Blair, Saddam Hüseyin’in kitle imha silahına sahip olmadığını bilse bile, 2003 yılında Irak’ta savaşa girmeyi meşru kılacak bir neden bulabileceğini söyledi. Irak soruşturmasında ifade vermesine aylar kala BBC’ye konuşan Blair, şunları dedi:“Her halükarda Saddam Hüseyin’i devirmenin doğru bir iş olduğunu düşünürdüm. Bu tehdidin doğası icabı farklı argümanlar kullanmak zorunda kalabilirdik. Zira Saddam ve iki oğlu iktidarda kalsa işimiz inanılmaz zorlaşırdı. O bölgeyi doğru biçimde şekillendirmek çok zor olacaktı. Benim o dönemde bu kararı vermem gerekiyordu.” Blair, 2003 yılının mart ayında ABD Başkanı George W. Bush’a destek vererek ülkesini Irak’ın işgaline dahil etmişti. 6:Peres: Türk Ordusu demokrasiyi koruyor 7:STRATFOR RAPORU: Lider ülke güçlü orduABD siyasi analiz şirketi Stratfor’un, her 5 yılda bir çıkardığı 10 yıllık raporunun 2010-2020 dönemi tahminlerinde, Türkiye’nin güçlü ordusu ve ekonomisiyle gelecek 10 yılda da bölgesel lider olarak çıkışını sürdüreceği öne sürüldü. Mısır’a da işaret edilen raporda özetle şöyle denildi: 8:ABD, Rusya'ya HAARP açtıHava sıcaklığının 40 derecede seyrettiği Rusya’da bilimadamları, boğucu yazdan ABD’yi sorumlu tutmaya başladı. Buna göre, ABD, HAARP sistemiyle iyonosferde güçlü dalga göndererek Rusya’yı kavuruyor. Komplo teorisi gibi duran bu iddia, ülkenin büyük gazetelerinden Komsomolskaya Pravda Gazetesi’nde enine boyuna ele alındı. 9:Ertuğrul Özkök: Patronlara bir Rus fıkrası!Kitaptan çok düşündürücü bir Rus fıkrası aktarıyorum:“Yoksul bir Rus köylüsü, inek satın alan daha varlıklı komşusunu kıskanmış ve Allah’a yalvarmış. ‘Bana yardım et Allah’ım.’Allah, ‘Yardım edeyim. Senin için ne yapabilirim’ demiş.Rus köylüsü şunu istemiş:‘Komşumun ineğini öldür.’”(*) Robert B. Reich: “After Schock: The next economy and America’s future” Alfred A. Knopf, New York, 2010BİRİLERİ PAHALI LİMUZİNLERİNİZİ ÇİZSİN, TEKMELESİN İSTEMİYORSANIZKİTAPTAN çarpıcı bir potpuri sunuyorum.1929 krizi ile 2009 ekonomik krizi arasında çok çarpıcı bir benzerlik var. Amerikan ekonomisi 1929 krizine girdiğinde, ülkenin en varlıklı yüzde 1’inin milli gelirden aldığı pay yüzde 23’tü.Krizden sonra iktidara gelen Roosevelt’in sosyal politikaları ile bu oran azaldı ve 1970’li yıllarda yüzde 9’a kadar indi.Ancak yeni ekonomik krizden 2 yıl önce, yani 2007’de bu oran yine yüzde 23’e çıkmıştı.Amerikan ekonomisini 1929’dan kurtaran ekonomik kararların uygulanmasında o dönemde FED’in başına getirilen Marriner Eccles adlı bir işadamı büyük rol oynadı.Eccles, Mormon, yani aşırı muhafazakâr bir aileden geliyordu. (Bizde de son yıllarda akıllı para politikalarının, muhafazakâr bir aileden gelen bir Merkez Bankası Başkanı tarafından uygulanması tesadüf mü?)Marriner Eccles’in temel felsefesi şuydu: Sadece Wall Street bankerlerini, yani finansal politikaları düşünerek, ekonomik krizden çıkamazsınız. Krizin bitmesi için orta sınıflarının para harcaması gerekir.Bunun için toplumda yeni bir “kolektif pazarlık” zihniyetinin oluşması gerekir. Artık eski sisteme dönüş mümkün değildir.Tek yol, “kapitalizmin bundan sonraki aşamasına” geçiştir.Kolektif pazarlığın birinci şartı, “kuralların herkes için geçerli olması”dır.Amerikan halkı, krizden çıkış için maaşlarının azaltılması dahil yeni şartlara uymaya hazırdır.Ancak onlar bunu yaparken, Wall Street’in müflis şirketlerinin “ensesi kalın” CEO’ları eski primlerini almaya devam ederse, bu kolektif pazarlık çöker.Unutmayın, zenginler kazandıkları parayı saklayamaz, harcarlar.Politikacılar, atılması gereken adımları atamamaktadır. Bunun nedeni “Lobby” sisteminin giderek genişlemesidir.1970’li yıllarda Amerikan Kongre ve Senatosu’nun emekli olan mensuplarının sadece yüzde 3’ü lobby şirketlerine geçerken, bu rakam 2009’da yüzde 30’a ulaşmıştır.Bunu önlemek için paranın siyasetten elini çekmesi gerekir. O nedenle siyasetin finansmanını çok sıkı kontrol edecek mekanizmalar oluşturulmalıdır.ABD’nin önündeki iki büyük tehlike şunlardır:Bir: Ekonomik tehlike:Orta sınıf milli gelirden adil bir pay alamazsa, Amerikan ekonomisinin ürettiği kadar ürünü satın alamaz. Ekonomi çöker.Bundan kurtulmak için halkın borçlanması gerekir. Ama kriz gösterdi ki, sürekli borçlanma sürdürülebilir bir durum değildir.İki: Siyasal tehlike:Ekonomi krize girerse, meydan “popülist ve demagog siyasetçilere” kalır. Bu da, vatandaşın öfkesini ırkçı, faşist söylemlere kanalize edecek siyasetçilerin yükselişi demektir.SON SÖZHiçbir ülke, halkının çok küçük bir bölümü milli gelirden ve refahtan giderek daha büyük pay alırken, çok büyük bölümünün payının azalmasının yaratacağı ekonomik, siyasal ve sosyal sorunlara tahammül edemez.Bunun için reform şarttır. 10:Ertuğrul Özkök: Gül komşunun haline, gelmesin başına- Herkes Yunanistan’ın borçlarını 400 milyar dolar sanıyordu. Ancak IMF uzmanları işin içine girince anlaşıldı ki, gerçek borç 1.2 trilyon dolar. Çünkü bütün devlet yardımlarını saklamışlar. İnanamadınız değil mi? Bunun anlamı şu. Her Yunan vatandaşının 250 bin dolar borcu var.- IMF uzmanları hayretler içinde şunu gördüler. Yunanistan bütçesinin kayıtlarında ne kadar para harcanacağı yazılıydı. Ancak ne kadar para harcandığına dair bir kayıt bulunamadı.Ve hayretle bir şeyi daha gördüler. Yunan Parlamentosu’nun bir bütçe komisyonu yoktu.- Devlet dairelerinde çalışanlar, özel sektörde çalışanların 3 katı para alıyor.- Tarım Bakanlığı, hazine arsalarının dijital fotoğraf kayıtlarını yapmak üzere 270 kişiyi işe aldı. Ancak bunlar için bütçeye konmuş bir para yoktu. Üstelik işe alınanların hiçbiri dijital fotoğraf uzmanı değildi. Aralarında çok sayıda berber vardı.- Yunan Devlet Demiryolları’nın yıllık geliri 100 milyon Euro. Şirketin sadece personel gideri 400 milyon Euro. Buna 300 milyon Euro da öteki harcamaları eklemek gerekiyor.Netice: Bir IMF uzmanı diyor ki: “Eğer Yunan demiryolu şirketi, her yolcusunu gideceği yere taksi ile gönderse devlet daha kârlı çıkar.”Küçük bir not: Bu kadar zarar eden bir şirkette çalışanların ortalama yıllık maaşı ne biliyor musunuz: 65 bin Euro. Yani 120 bin Türk lirası. Böl 12’ye, eder ayda 10 bin lira.- Yunanistan’ın resmi bir istatistik enstitüsü yok. O nedenle devlet bütçesine ait rakamlara hiçbir Avrupa devleti inanmıyor. Avrupa Birliği maliye bakanları toplantısında ilginç bir şey oldu.Yunanlı bakan rakamları okuyunca öteki bakanlar gülmeye başladı. Yunanistan’ın yeni Maliye Bakanı, (bir anlamda onların Kemal Derviş’i) bir arkadaşına şu sözleri söyledi:“Haklılar. Ama ne yapayım, okuduğum kâğıdın altında Yunanistan Hükümeti yazıyor. Yeni Yunan Hükümeti yazsa gerçeği söylerdim.”- Devlet hastanelerinde çalışan personel, evinin bütün deterjan, tuvalet kâğıdı, ilaç vs. gibi ihtiyaçlarını çalıştıkları yerden alıp götürdüğü malzeme ile karşılıyor ve kimse bir şey demiyor.- Yunanistan’ın kamusal eğitim sistemi, Avrupa’nın en kötüsü. Buna karşılık ortalama bir Yunanlı öğretmenin maaşı Finlandiyalı öğretmeninkinin üç katı.- Vanity Fair’in muhabiri bütün bunları gördükten sonra yazısının bir bölümüne şu harika başlığı atmış: “Ve Yunanistan matematiği keşfetti.” Matematiği eski Yunanlılar keşfetmişti. Devlet matematiğini keşfetmek de yeni Yunanlara nasip oldu!Ben de bunları okuduktan sonra yazımın başlığını attım:“Gül komşunun haline, gelmesin başına!” olarak...Demem şu ki:“Interlocutor”?!“Muhatap” alınan, “konuşulan kişi” manasında bir sözcük.“Yüksek Siyaset”te, “Aradaki adam, o dünyadaki olayları anlayıp başka bir dünyanın diline çeviren kişi” manasından kullanılıyor.Yani?!“Anlayış zincirindeki kilit halka!”Demem o ki:İslam büyüklerinden bir Allah dostu.Ziyaeddin Nahşebi "rahmetullahi aleyh",Bir derste, talebeye;- Evlatlarım! İnsan dara düştüğünde, Allah’a yalvarmalıdır. O, dua edenleri sıkıntıdan kurtarır, der.Ve bir vaka anlatır onlara.Hadise şöyle:Vaktiyle üç kişi, bir yolculuğa çıkarlar.Bir dağda akşam olur.Gecelemek için bir yer ararlar.Bir mağara görür, oraya sığınırlar.Olacak bu ya, dağdan koca bir kaya yuvarlanır.Mağaranın ağzını kapatır.İçerde kalırlar.Açmayı denerler.Ama ne mümkün.Kaya tonlarca ağırlıktadır.Bir milim oynamaz.ÇaresizdirlerYapılacak tek şey vardır:Dua etmek.Onlar da bunu yapar.Bir tanesi;- Arkadaşlar! Bizi buradan ancak Allah kurtarır. Gelin, iyi işlerimizle Ona yalvaralım, der.Ve şöyle yalvarır:- Ya ilahi! Benim çok yaşlı annem babam vardı. Pir-i fani idiler. Onları doyurmadıkça yemezdik bizler. Bunu, senin rızan için yaptıysak, kaldır bu musibeti üstümüzden.O anda bir hareket olur.Kaya biraz aralanır.Ama dardır, çıkamazlar.Bu defa ikincisi yalvarır:- Ya ilahi! Komşumuzun çok güzel bir kızı vardı. Onunla buluşmayı çok isterdim. Ama o reddederdi. Sonra bir kıtlık oldu. Bize muhtaç oldular. Bunu fırsat bilip onlara erzak verdim. Kıza, haydi dedim. O, “Allah’tan kork!” dedi. Vazgeçtim. Senin rızan için vazgeçtimse, bizi kurtar.Az daha aralanırBir hareket daha olur.Kaya az daha aralanır.Ama yine dardır, çıkamazlar.Bu sefer üçüncüsü el kaldırır:- Ya ilahi! Amele tutmuştum. Birisi ücretini almadan gitti. Ben onun parasını nice zaman çalıştırdım. Öyle ki, yüzlerce koyun birikti hesabına. Gelip ücretini isteyince, koca bir sürüyü verdim ona. Bunu, senin rızan için yaptıysam, bizi kurtar.O anda taş biraz daha kayar.Artık çıkmaya müsaittir.Çıkar ve kurtulurlar. Mayıs 2018