MerhabalarEmily Barr'ın Flora Banks'in Tek Anısı kitap tanıtımını yazarken (yazıda da belirttiğim) İlk Öpücük filmini de izleme fırsatı buldum. Biraz meraktan, biraz kafa dağıtmak için izlediğim film açıkçası benim için pek de iç açıcı olmadı. Birebir 50 İlk Öpücük filminin çakması bir film olmuş. Öncelik oyuncu kadrosunda Özge Gürel olması filme eksi puan vermeme neden oldu. Oyunculuğunu maalesef beğenmiyorum. Çok soğuk ve yapmacık geliyor. Murat Yıldırım'ın oyunculuğu yine çok güzeldi. Rolünün hakkını veren bir oyuncu kesinlikle. Hangi role girerse girsin, rolün altından sıkıntısız kalıyor. Filmle ilgili olarak eleştireceğim kısımlardan bir diğeri de; çocukların olduğu bir sahnelerde bel altı esprilerin çocuklara yaptırılmasına acayip sinir oldum. Bel altı espri yapıyorsunuz film tutsun diye ama bunu çocuklara yaptırmanız hoş olmamış. Film için bu da bir eksi.Filmin konusu ise şöyle: Bahar öğretmenin yıllardır tek hayali vardır. Ressam olmak. Bunun için öğretmenliği bırakacağını babasına söyler ve her ne kadar babası istemese de istifasını vermek için yola çıktıklarında bir kaza geçirirler. Bahar bu kazada hafızasını kaybeder. Kaza gününe kadar her şeyi hatırlarken, kaza gününden sonrası yoktur ve her sabah kaza sabahına uyanır. Aslında kazanın üstünden neredeyse iki sene geçmiş olmasına rağmen Bahar halen daha kaza gününde sıkışıp kalmıştır.Hakan ise çapkın bir veterinerdir. Her gün başka bir kadınla fener söndürürken, tesadüfen tanıştığı Bahar'ın peşini bırakamaz. Hastalığını öğrenmesine rağmen Bahar onun tüm dünyası haline gelir ve Bahar'ı iyileştirmeye kendisini adar.Filmin genelini atlayarak izlediğimi itiraf etmeliyim. Pek memnun olduğum bir film değildi maalesef. Emeğe saygısızlık etmek istemem ama yabancı filmlerin çakmalarını neden yapıyoruz halen anlamış değilim. Biraz üretken olsak fena olmayacak sanırım. Yeni yazılarımda görüşünceye dek, kendinize iyi bakın. Umarım hayat size hep mutlu ve güzel yüzünü göstersin.Hoşçakalın.
İlk Öpücük Film Yorumu
MerhabalarEmily Barr'ın Flora Banks'in Tek Anısı kitap tanıtımını yazarken (yazıda da belirttiğim) İlk Öpücük filmini de izleme fırsatı buldum. Biraz meraktan, biraz kafa dağıtmak için izlediğim film açıkçası benim için pek de iç açıcı olmadı. Birebir 50 İlk Öpücük filminin çakması bir film olmuş. Öncelik oyuncu kadrosunda Özge Gürel olması filme eksi puan vermeme neden oldu. Oyunculuğunu maalesef beğenmiyorum. Çok soğuk ve yapmacık geliyor. Murat Yıldırım'ın oyunculuğu yine çok güzeldi. Rolünün hakkını veren bir oyuncu kesinlikle. Hangi role girerse girsin, rolün altından sıkıntısız kalıyor. Filmle ilgili olarak eleştireceğim kısımlardan bir diğeri de; çocukların olduğu bir sahnelerde bel altı esprilerin çocuklara yaptırılmasına acayip sinir oldum. Bel altı espri yapıyorsunuz film tutsun diye ama bunu çocuklara yaptırmanız hoş olmamış. Film için bu da bir eksi.Filmin konusu ise şöyle: Bahar öğretmenin yıllardır tek hayali vardır. Ressam olmak. Bunun için öğretmenliği bırakacağını babasına söyler ve her ne kadar babası istemese de istifasını vermek için yola çıktıklarında bir kaza geçirirler. Bahar bu kazada hafızasını kaybeder. Kaza gününe kadar her şeyi hatırlarken, kaza gününden sonrası yoktur ve her sabah kaza sabahına uyanır. Aslında kazanın üstünden neredeyse iki sene geçmiş olmasına rağmen Bahar halen daha kaza gününde sıkışıp kalmıştır.Hakan ise çapkın bir veterinerdir. Her gün başka bir kadınla fener söndürürken, tesadüfen tanıştığı Bahar'ın peşini bırakamaz. Hastalığını öğrenmesine rağmen Bahar onun tüm dünyası haline gelir ve Bahar'ı iyileştirmeye kendisini adar.Filmin genelini atlayarak izlediğimi itiraf etmeliyim. Pek memnun olduğum bir film değildi maalesef. Emeğe saygısızlık etmek istemem ama yabancı filmlerin çakmalarını neden yapıyoruz halen anlamış değilim. Biraz üretken olsak fena olmayacak sanırım. Yeni yazılarımda görüşünceye dek, kendinize iyi bakın. Umarım hayat size hep mutlu ve güzel yüzünü göstersin.Hoşçakalın.